KREDİ KAVRAMI VE HAKKINDA GENEL BİLGİLER

GİRİŞ

Bankalar, fon arzı ile fon talep edenlere aracılık etme işlevi açısından gelişmekte olan ülkelerin mali piyasalarındaki finansal kuruluşların içerisinde en önemli aktörlerdir. Kredi işlevi bankacılığın temel faaliyetlerinden biridir.

Mali aracılık işlevi gereği atıl fonları toplayarak ihtiyacı olanlara aktarması faaliyeti ile ekonominin canlanmasına ve toplum refahının yükselmesine katkı sağlaması beklenen bankaların sebep olabileceği zararların büyüklüğü düşünüldüğünde risklerin iyi yönetilmesinin ne kadar önemli olduğu ortaya çıkmaktadır. Dünya genelindeki gelişmelerin tüm ekonomik birimleri etkiler hale gelmesi, gerçekleşme olasılığı olan risklerin mümkün olduğunca ölçülmesi ve kontrol edilmesi ihtiyacını artırmıştır. Bu ihtiyaç otorite tarafından düzenleyici kurumlar tarafından ulusal düzenleyici kurumlara tavsiye olarak bildirilmektedir.

Türkiye’de bankacılık sektöründeki düzenleyici kurum Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu’dur. BDDK, uluslararası kurallara paralel olarak sektördeki bankaların risklerini kontrol etmekte ve sermaye yapılarını değerlendirerek bankaların faaliyetlerini kısıtlayıcı kararlar vererek büyümelerini engellemektedir. Bankacılık sektörü kaldıraç etkisinin çok yüksek olduğu bir sektör olmasına rağmen BDDK’nın bankalardan risklerine karşılık yasal düzenlemeler yoluyla tespit ettiği sermaye tutarının bulunmasını istemesi kaldıraç etkisinin sınırlandırılmasına neden olmaktadır. Sermaye yeterlilik oranı bankaların bir birim sermaye için kaç birimlik risk üstlendiğini gösteren bir orandır ve bu orana göre bankaların farklı faaliyetleri kısıtlanabilmektedir. Örneğin; şube açma yetkisi, sermaye yeterlilik oranı yüksek olan bankalara verilmekte, düşük olan bankaların yaygınlaşması engellenmektedir.

Önemi her geçen gün artan bankacılık sektörünün kredi yönetimi ilgili olan bu çalışmanın birinci bölümünde genel bilgiler içerisinde kredinin tanımı, unsurları ve işlevleri, ikinci bölümünde ise yasal otorite tarafından kredilere getirilen sınırlamalar ve yükümlülükler ele alınmıştır.

  1. KREDİ KAVRAMI VE HAKKINDA GENEL BİLGİLER

 1.1. Kredinin Tanımı

Kredinin tanımını birkaç şekilde yapmak mümkündür. Önce genel tanımını “belirli bir süre sonra ödeme vaadi ile; mal, para ve hizmet cinsinden satın alma gücünün sağlanması veya var olan satın alma gücünün belirli bir zaman sonra geri alınmak üzere başka bir kimseye devredilmesi” şeklinde yapabiliriz ve bizim için asıl önemli olan bankacılıktaki tanımını da “bir bankanın yapacağı araştırma sonucunda, yasalar, iç politikalar ve kendi kaynaklarını da göz önünde bulundurarak, gerçek veya tüzel kişilere, teminatlı veya teminatsız olarak para, kefalet veya teminat vermesi şeklinde tanıdığı limit” şeklinde yapabiliriz.

1.2. Kredinin Unsurları

Kredi kavramını oluşturan unsurlar; zaman, risk, güven ve gelir olmak üzere dört tanedir. Bu kavramlar hakkında şu şekilde kısa açıklamalar yapabiliriz:

1.2.1. Zaman Unsuru

Bankalar tarafından verilen ödünç paranın belirli bir süre sonra ödenmesi gereğinden dolayı kredide zaman unsuru çok önemlidir ki bunu kredinin tanımının “belli bir süre sonra ödeme vaadi ile” şeklinde başlamasından anlıyoruz. Vadenin süresi riski etkilemekte, süre uzadıkça belirsizlik arttığından, risk de artmaktadır.

1.2.2. Risk Unsuru

Bankacılıkta riski, kredinin tahsiline ve taahhüdün yerine getirilmesine kadar ortaya çıkabilecek kredinin zamanında ve eksiksiz ödenmemesi, sözleşmedeki koşulların yerine getirilmemesi gibi tehlikelerin hepsi olarak tanımlayabiliriz.

1.2.3. Güven Unsuru

Kredi kullandıran ile krediyi kullanan arasındaki ilişki, temelde güven unsuru üzerine kuruludur. Söz konusu güveni sağlamak için, kredi kullandırma yetkisine sahip olan finansal aracılar, kredi kullanma arzusunda olan ihtiyaç sahiplerinin bir takım bilgilerini incelemekte ve bu doğrultuda kredi sürecini başlatmaktadır. Ayrıca, bazı durumlarda bir takım kefalet ve teminatlar da söz konusu güven unsurunun tesis edilmesi için başvurulan yöntemlerdendir.

1.2.4. Gelir Unsuru

Finansal aracıların kredi kullandırırken ki temel amaçları, bu işlemden bir gelir elde etmektir. Elde edilen gelirin bir kısmı söz konusu krediye konu olan mevduatın sahibine faiz geliri olarak ödenir, bir kısmı ise finansal aracının kârını oluşturur. Finansal aracıların söz konusu kredi işleminden elde ettiği gelir ne kadar fazla olursa, finansal aracıların etkinliği de o oranda artar. Elde edilen gelir, bir motivasyon kaynağı olarak, finans piyasasının da daha etkin işlemesine yardımcı olur.

1.3. Kredinin Türleri

Krediler, krediyi kullanan finansal aktör ve kredinin niteliğine göre iki grupta incelenir. Buna doğrultuda kullanana göre krediler, bireysel ve kurumsal; niteliğine göre krediler ise nakdi ve gayri-nakdi krediler olarak sınıflandırılır.

1.3.1. Kullanan Finansal Aktöre Göre Krediler

Krediler, krediyi kullanan birime göre bireysel ve kurumsal olmak üzere iki grupta toplanır. Buna göre bireysel krediler, tüketicilerin tüketim harcamalarını finanse etmek amacıyla kullandıkları kredilerdir. Bireysel krediler, gerçek ve tüzel kişilerin mal ve hizmet alımlarında ihtiyaç duydukları finansmanın, belirli bir faiz oranında ve belirli bir vade sonuna kadar eşit ya da farklı taksitlerle geri ödenmesi esasına dayanır. Günümüzde bireysel krediler ihtiyaç kredisi, konut kredisi, taşıt kredisi, eğitim kredisi, seyahat kredisi, bayram kredisi ve ticari destek kredisi gibi değişik isimler altında uygulanmaktadır.

Kurumsal krediler ise, bankalar tarafından firmalara kısa, orta ve uzun vadeli yatırım projelerini finanse etmek üzere verilen kredilerdir. Kurumsal kredilerin bir ekonomi için anlamı büyüktür. Zira kurumsal kredileri talep eden yatırımcılar büyük ölçüde reel sektörde faaliyette bulunan ve üretim ile istihdama doğrudan katkı yapan iktisadi aktörlerdir. Bu nedenle bireysel krediler ekonominin tüketim, kurumsal krediler ise ekonominin üretim cephesi ile alakalıdır.

1.3.2. Niteliğine Göre Krediler

Niteliğine göre krediler, nakdi ve gayri-nakdi krediler olmak üzere ikiye ayrılır.

1.3.2.1. Nakdi Krediler

Nakdi krediler, bankalarda toplanan mevduatın belirli bir faiz ve komisyon karşılığında fon talep edenlere ödünç olarak verilmesidir. Senet karşılığı kredi, iskonto ve iştira senetleri, borçlu cari hesaplar ve diğer teminat karşılığı krediler nakdi kredilere birer örnektir. Nakdi krediler hem yerli hem de yabancı para cinsinden olabilir. Günümüze yoğun olarak talep gören beş adet nakdi kredi türü vardır. Bunlar sabit vadeli para ödüncü, cari hesap şeklinde işletilen krediler, lombard kredisi, factoring/forfaiting ve finansal kiralamadır.

  1. a) Sabit Vadeli Para Ödüncü

Sabit vadeli para ödüncü yaygın bir uygulama alanına sahip, basit bir ödünç ilişkisi gibidir. Bu tür kredilerde, kredi veren banka, kredi miktarının tamamını bir defada müşteriye geçirir, kredi alan müşteri de ödünç konusu miktarı yine bir defada veya taksitler halinde iade eder. Bu tür kredide ödemeler, çoğu kez taksitler halinde belirlenen vadelerde yapılır.

  1. b) Cari Hesap Şeklinde İşletilen Krediler

Bankaların, müşteriyle yapmış oldukları değişik işlemlerden dolayı karşılıklı olarak birbirlerinden olan alacaklarını, ayrı ayrı istemekten vazgeçip bunları, hesaben tasfiye etmek ve neticede meydana gelecek bakiyeye göre borçluluk ve alacaklılık durumunu tespit etmek amacıyla zimmet ve matlup kalemleri şekline çevirmek üzere açtıkları hesaplara cari hesap, bu şekilde işletilen fonlara ise cari hesap şeklinde işletilen krediler denir.

  1. c) Lombard Kredisi

Bu kredinin konusunu, belli bir mal ya da senet karşılığında verilen ödünç paralar oluşturur. Bu tür krediler genelde kısa vadeli kredilerdir. Bu tip bir krediye ilişkin yapılacak sözleşme iki aşamalı olup ilki, bir ödünç sözleşmenin yapılması, diğeri ise rehin işleminin kendisidir.

  1. d) Faktöring/Forfaiting

Faktöring, firmaların mal ve hizmet satışlarından doğmuş veya doğacak vadeli, fatura veya fatura yerine geçen bir belgeye dayanan alacakların(çek, senet) faktöring şirketi tarafından temlik alınması yoluyla, finansman, garanti ve tahsilat hizmetlerinin sunulduğu bir finansal üründür. Faktöring, KOBİ’lerin yurtiçi satışlarına dayalı olarak finansman sağladığı ve bu tip işletmelerin önemli zamanını alan alacakların tahsili işlemlerini yürüttüğü gibi, yurtdışı işlemlerle de ihracatı kolaylaştırmakta, sunduğu finansman yanında ihracat bedelinin ödenmesini garanti etmek ve bu bedelin vadesinden önce yurda getirilmesine olanak sağlamaktadır.

Forfaiting ise Latincede alacak hakkının kayıtsız ve şartsız olarak teslim edilmesi anlamındadır. Vadeli mal ve hizmet ihracatından doğan ve belirli bir ödeme planına bağlı olarak tahsil edilecek olan alacakların daha önce bu hakkı elinde bulunduranlara rücu edilmeksizin (kayıtsız şartsız ve vazgeçilmez olarak), bir banka veya bu alanda uzmanlaşmış bir finans kuruluşu (forfaiter) tarafından satın alınarak iskonto edilmesidir.

  1. e) Finansal Kiralama (Leasing)

Finansal kiralama veya leasing, işletmelerin kuruluş veya büyüme dönemine geçtiklerinde, yatırımlarını gerçekleştirmek için ihtiyaç duydukları orta vadeli finansman yöntemlerinden birisidir. Leasing, mülkiyetin içerdiği kullanma ve yararlanma haklarının ekonomik olduğu varsayımına dayanmaktadır. Bu varsayıma göre, finansal kiralama belirli bir süre için kiralayan (leasing firması) ile kiracı arasında düzenlenen ve satıcıdan/üreticiden kiracı tarafından seçilip, kiralayan tarafından satın alınan bir malın mülkiyetini kiralayanda, kullanma hakkını ise kiracıda bırakan bir sözleşmedir.

Leasing işlemlerinde tüm makina ve ekipmanlar için sözleşme devir süresi 4 yıl olmakla birlikte teknolojik niteliği, ekonomik yararlanma ve işletme süresi 4 yıldan kısa olduğu Hazine Müsteşarlığınca onaylanan mallarda, 4 yıldan kısa süreli finansal kiralama sözleşmesi düzenlenmektedir.

1.3.2.2. Gayri-nakdi Krediler

Bir işin yapılması veya bir borcun ödenmesi için, bankanın bir komisyon ya da ücret karşılığında taahhütte bulunarak söz konusu işlemin gerçekleştirilmesi şeklinde verdiği krediler ise gayri-nakdi krediler olarak tanımlanır. Gayri-nakdi kredilere konu olan şey para değil, taahhütte bulunan finansal aracının (bankanın) itibarıdır. Gayri-nakdi krediler sayesinde, gerçekleştirilmesi çok yüksek meblağlar gerektiren yatırım projelerinin finansmanı, zorluk çekmeden sağlanabilir. Günümüze yoğun olarak talep gören beş adet gayri-nakdi kredi türü vardır. Bunlar kefalet kredisi, teminat mektubu kredisi, kabul ya da aval kredisi, ciro kredisi ve akreditif kredisidir.

  1. a) Kefalet Kredisi

Gayri-nakdi kredi türlerinden ilki olan kefalet kredisinde bankalar, kredi alan müşterisinin, alacaklısına karsı borcu ödeyeceğini tek taraflı olarak kabul etmektedir. Bankacılık uygulamasında, banka kefaleti şeklindeki kredi işlemleri, ivaz karşılığı yapılmakta olup bankalar, asıl borçlu durumunda bulunan müşterilerinden teminat mektuplarında olduğu gibi almış oldukları komisyon karşılığında, onların borçlarına kefil olmaktadır.

  1. b) Teminat Mektubu Kredisi

Teminat mektubu, banka tarafından müşterisinin talimatı üzerine, o müşterinin bir borcunu teminat altına almak için verilir. Teminat mektubunda üç taraf vardır. Banka, lehtar ve muhatap. Muhatap, banka tarafından gayri-nakdi kredi verilen müşteridir. Lehtar ise, muhatabın alacaklısıdır. Banka, lehtara doğrudan kredi vermemekte, muhataba olan borcunu zamanında yerine getirmezse muhatabın söz konusu borcun yerine getirileceğini garanti altına almaktadır.

  1. c) Kabul ya da Aval Kredisi

Kabul kredisi ithalatlarınızın bedelini, ihracatçı tarafından keşide edilen poliçeyi kabul ederek mallara ödeme yapmadan ödemenizi sağlayacak bir kredi türüdür. Ödeme poliçe vadesinde gerçekleştirilir. Ödeme için bir banka garantisi istenmesi durumunda ise poliçeye Bankamız’ın garanti etmesiyle (Aval) ihracatçı firmaya bu garantiyi sağlamış olursunuz. Akreditifli, vesaik veya mal mukabili olmak üzere yapılabilecek kabul kredili ödeme şeklinde düzenlenecek poliçelerin vadeleri kabul tarihinden başlamak üzere herhangi bir süre ile sınırlı olmaksızın serbestçe belirlenir.

  1. d) Ciro Kredisi

Bu kredi türünde banka, müşterisini keşideci kabul eder veya ciranta sıfatıyla sorumluluk yüklediği senede, kendi cirosunu koyarak ciranta sıfatıyla kambiyo ilişkisine katılır. Bu anlamda banka ciro zincirinde bir bankanın bulunması o senedi daha güvenli kılar, senet daha rahat tedavül eder veya iskonto işlemine konu olur.

  1. e) Akreditif Kredisi

Akreditif, finansal bir kurum tarafından, ismi geçen lehtara, belirtilen belgeleri ibraz etmesi karşılığında, gene belirtilen miktardaki ödemenin yapılması için düzenlenmiş bir belgedir. Aynı zamanda şartlı bir banka kredisidir. Uluslararası ticarette, vesikalı kredi, kredi mektubu, vesikalı kredi mektubu, ticari kredi mektubu gibi çeşitli deyimlerle anılan akreditif, mal bedellerinin ödenmesi konusunda geliştirilmiş özel bir finansman tekniğidir.

1.4. Kredilerin Yapılandırılması

Kredinin verilmesine karar verilmesinin ardından kredinin yapılandırılması birkaç aşamadan oluşmaktadır.

Kredilerin fiyatlaması aşamasında müşteriye kullandırılan fonun karşılığı olarak bir tutar belirlenir. Bu tutar belirlenirken öncelikle fonun maliyeti dikkate alınır sonra kredi ile ilgili idare giderleri ve kâr marjı eklenir. Daha sonra kredinin riski belirlenir. Çünkü müşterinin kredi değerliliğine göre kredi fiyatı değişecek, kredi değerliliği yüksek olan müşteri için fiyat, kredi değerliliği düşük olan müşteri için belirlenen fiyattan daha düşük olacaktır.

Asgari mevduat limiti kredi müşterisini banka hesabında belli bir miktarın üzerinde vadesiz mevduat veya düşük faizle vadeli mevduat tutmasını mecbur kılar. Bu tutar her iki taraf için de bir güvence niteliğindedir.

Kredinin teminatı müşterinin borcunu ödeyememesi durumunda bankanın, kredinin kapatılmasında, nakde döndürerek kullanmaya hakkı olduğu varlıklardır. Genelde uzun vadeli kredilerde teminat istenmekte ve ancak önceden tanınan itibarlı müşterilere teminatsız uzun süreli kredi kullandırılmaktadır.

Teminatlar maddi varlıklar ve kişisel teminatlar olarak iki şekilde olabilir. Maddi varlıklarda dikkat edilmesi gereken noktalar varlığın değerinin uzmanlarca saptanması, ipotekli olup olmadığının ve vergilerinin ödenip ödenmediğinin belirlenmesidir. Kişisel teminatlar menkul kıymetler ya da banka hesabının dondurulması şeklinde olabilir. Menkul kıymetlerin teminat olması durumunda rehin sözleşmesi imzalanır ve kredinin zamanında geri ödenmemesi durumunda banka, bu menkul kıymetleri satma hakkına sahip olur. Bunların yanında stoklar da teminat olarak gösterilebilir ancak bu tür teminatlar bankalar tarafından riskli kabul edilmektedir.

Kredi sözleşmesi kredilerin risklerini azaltmaya yönelik bazı kısıtlayıcı maddeler içeren anlaşmalardır. Sözleşmelerde olumlu bazı hükümlerin yanında olumsuz bazı hükümler de yer alır. Olumlu hükümler, müşteriyi, bankaya, firmanın ana işlemlerinden haberler ve finansal tabloları vermekle yükümlü kılarken; olumsuz hükümler, bankanın kredi alıcısını kontrol altında tutmak için hazırladığı bazı hükümlerden oluşur ki bunlar firmanın borçlanma oranını etkileyebilecek maddeler olabileceği gibi yapacağı faaliyetleri de kısıtlayabilir.

1.5. Kredilerin İşlevleri

Bankaların finans piyasasındaki işlevi, dolaylı fon aktarım mekanizmasının etkin bir biçimde işletilmesidir. Bu mekanizmanın önemi ise, fon fazlası olanlar ile fon ihtiyacı olan iktisadi aktörlerin karşılaşmasının her zaman mümkün olmadığı durumlarda, söz konusu aktörler arasında sanal bir köprü kurularak fon transferinin gerçekleştirilmesidir. İşte krediler söz konusu sanal köprüyü oluşturan en önemli yapı taşlarından biridir.

Bir ekonomide ihtiyacı olanlara yapılan fon transferi, krediler vasıtasıyla gerçekleştirilir. Krediler, hem borçlu hem de alacaklı için en somut ve güvenilir olan fon aktarım araçlarından birisidir. Krediler, bir ekonomide yer alan mal ve hizmetlerin mübadele hacminin artmasını sağlar. Özellikle, bireysel krediler vasıtasıyla ekonomideki işlem hacmi belirli bir düzeyde tutulur, arttırılır ya da azaltılır. Bir başka deyişle, krediler reel ekonomide mal ve hizmet arzı ile talebi arasındaki dengenin sağlanmasına katkıda bulunur.

Krediler, ülke ekonomilerinin büyümesi açısından da son derece önemli görevler üstlenir. Ekonomide yapılan yatırımların büyük bir çoğunluğunun finansmanı, kredi kullanılarak gerçekleştirildiği için, krediler ekonomik gelişimin vazgeçilmez bir unsurudur. Ayrıca, krediler hali hazırda mevcut olan yatırımların geliştirilmesi, yeni teknolojilerin transfer edilmesi, mevcut olan üretim kapasitesinin arttırılması gibi birçok farklı amaç için kullanılan bir finans piyasası aracıdır.

Kredilerin önemli işlevlerinden biri de, krediyi kullandıran bankaların içerisinde bulunduğu finansal sistemi geliştirmesidir. Etkin bir biçimde işleyen kredi mekanizması, ekonomide atıl durumda bulunan fonların finans piyasası içerisinde dâhil olmasını sağlarken, aynı zamanda finans piyasasının derinleşmesine katkı yapar. Ek olarak, kredi mekanizmasının etkin bir biçimde işlemesi bankalar açısından kâr getiren bir işlem olduğu için, finans piyasasının çekiciliğini arttırarak piyasanın genişlemesine ve yeni finansal aracıların sisteme dâhil olmasına yardımcı olur.

Genel olarak kredilerin bir ekonomide üstlendiği temel işlevler aşağıdaki gibidir:

– Atıl fonların finans piyasası içine çekilmesi ve bunların fon ihtiyacı olanlara transfer edilmesi,

– Dolaylı fon aktarım mekanizmasının etkinliğinin ve güvenilirliğinin sağlanması,

– Ekonomideki işlem hacminin kontrol edilmesi,

– Ekonomik büyümeye katkıda bulunulması,

– Mevcut yatırımların modernizasyonunun sağlanması, yeni yatırım projelerinin teşvik edilmesi,

– Finansal aracılık faaliyetinin çekiciliğinin arttırılması,

– Finansal gelişime destek olunması

  1. BANKALARDA KREDİ YÖNETİMİ

 2.1. Kredi Yönetimi

Kredi yönetimi, bankanın kredilendirmeye ilişkin uygulamalarının banka politikaları ille tutarlı olması ve kredi portföyünün krediye ait faiz ve anapara ödemelerinin zamanında yapılması ve problemlerin önceden teşhisini sağlayacak şekilde yönetilmesi çabalarını içerir.

Bankanın büyüklüğü, organizasyon yapısı, tepe yönetiminin amaçları kredi yönetimini farklılaştıran etmenlerdir.

Kredi yönetimi; bankaların temel faaliyet alanlarından biri olan kredilere ilişkin stratejiler ve politikalar ile prosedürlerin belirlenmesi, kredilerin pazarlanması, tahsisi, krediler nedeniyle üstlenilen ve üstlenilecek olan risklerin ölçülmesi, izlenmesi, kontrolünün sağlanması, raporlanması ile bu riskleri karşılayacak oranda yeterli sermayenin ayrılması konusundaki faaliyetleri kapsar. Aşağıda yer alan ilkeler bankaların kredi riski yaratan tüm portföylerinin yönetiminde bankanın ölçeği, portföy ve ürünlerin yapısına uygun düştüğü ölçüde uygulanır.

Bankacılık denetleme ve düzenleme kurumu tarafından bankaların kredi yönetimine ilişkin oluşturulan rehberin amacı, 11.07.2014 tarih ve 29057 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Bankaların İç Sistemleri ve İçsel Sermaye Yeterliliği Değerlendirme Süreci Hakkında Yönetmelik’in “Risk yönetiminin amacı ve risk yönetim sisteminin tesisi” başlıklı 35’inci maddesi çerçevesinde kredi riskinin yönetimine ilişkin bankalardan beklenen iyi uygulamaları açıklamaktır.

2.2. Bankaların Kredi Yönetimine İlişkin Rehber

Birinci Kısım

Kredi Stratejilerinin Oluşturulması

İlke 1- Bankalar kredi faaliyetlerine ilişkin stratejilerini belirler ve bu stratejilere uygun politika ve uygulama usulleri geliştirir.

Kredi stratejileri piyasa koşulları, bankanın finansal durumu, risk iştahı, beklenen kârlılık düzeyi ile özkaynak seviyesi dikkate alınarak yönetim kurulu tarafından yazılı olarak belirlenir ve onaylanır. Bu stratejiler yılda bir defadan az olmamak üzere güncellenir.

Yönetim kurulu bankaca kredi stratejisi oluşturulurken kullanılan finansal ve ekonomik göstergeleri düzenli olarak inceler ve bu inceleme sonuçlarına göre stratejisinde ve uygulamalarında gerekli değişiklikleri yapar.

Stratejiler oluşturulurken riskin maliyeti ve risk getiri dengesi gözetilir. Belirlenen stratejilerin kârın istikrarını ve kalitesini bozmaması sağlanır.

Kredi stratejisi kısa, orta ve uzun vadeli planları içerir.

Stratejiler oluşturulurken beklenen risk düzeyine bağlı olarak sermaye gereksinimine karar verilir. Bankanın kredi riski nedeniyle mevcut durumda ve ilerideki dönemlerde ihtiyaç duyabileceği sermayeye ilişkin analizler yapılır. Farklı ekonomik koşullarda ihtiyaç duyulabilecek sermaye düzeyi de bu analizler kapsamında dikkate alınır.

Kredi stratejileri banka organizasyon yapısı, kredi işlemlerinden sorumlu yönetimin ve personelin teknik bilgisi ve kapasitesi dikkate alınarak oluşturulur. Kredi stratejisi hakkında ilgili banka personeli bilgilendirilir ve bu stratejinin anlaşılması sağlanır.

Kredi stratejileri makul ekonomik gösterge tahminleri çerçevesinde oluşturulur. Söz konusu tahminler stratejilerin yer aldığı dokümanda yazılı olarak belirtilir. Bir banka kredi stratejisinde, ekonomideki döngüler ve bunların kredi portföyünün niteliği ve kompozisyonu üzerindeki etkilerini dikkate alır. Ayrıca düzenleyici ve denetleyici otoritelerin ileriye dönük taahhüt, hedef ve politikalarının banka üzerindeki olası etkilerini de göz önünde bulundurulur.

Yönetim kurulu, bankanın personel ücret ve terfi politikalarının kredi stratejisi ile çelişmemesini sağlar.

Kredi Politikalarının Oluşturulması

İlke 2- Bankalar faaliyetlerin karmaşıklılığı ve kredi hacmine göre pazarlama, tahsis, izleme ve takip politikaları oluşturur.

Kredi politikası, belirlenmiş kredi stratejileri ile uyumlu şekilde, ihtiyatlılık, sürekli uygulanabilirlik, müşterinin kredi değerliliği prensiplerine dayalı olarak tesis edilir. Politikalar yönetim kurulu tarafından onaylanır.

Kredi politikaları, bankanın kredi verme faaliyetlerine ilişkin çerçeveyi oluşturur. Kredi politikaları ile hedef pazarlar, portföy yapısı, fiyat ve fiyat dışındaki faktörler, kredi limit uygulamaları, onay makamları, genel kredi politikalarına ilişkin istisnai uygulamalar ile bunların raporlanmasına ilişkin usuller belirlenir.

Kredi politikaları banka içinde duyurulur, uygun prosedürler çerçevesinde uygulanır ve etkinliği asgari yılda bir kez gözden geçirilir. Kredi politikaları gözden geçirilirken ekonomik konjonktür, bankanın sermaye yeterliliği oranının seyri ve ilgili mevzuatta gerçekleşen değişiklikler dikkate alınır.

Kurumsal ve ticari kredilere ilişkin politikalar kredinin türü, müşterilerin niteliği, sektör, ülke ve bölge gibi konular baz alınarak hazırlanır.

Bireysel kredilere ilişkin politikalar kredinin türü, kredi müşterilerinin gelir durumu, mesleki bilgileri, yaş seviyeleri gibi konular baz alınarak hazırlanır.

Kredi politikaları, bankanın faaliyetleri ve risk kapasitesi arasında operasyonel bağlantı kurar. Politikalar, hedef portföy yapısı ile uyumlu ana faaliyet alanlarını, risk kapasitesi ile uyumlu beklenen ve beklenmeyen kayıplara ilişkin risk hedeflerini ve risk yoğunlaşmasına ilişkin limitleri kapsar. Limitlerin ilgili mevzuat ile düzenleyici ve denetleyici otoriteler tarafından belirlenen sınırlamalarla uygun olması sağlanır.

Bankalar kredi stratejileri ve hedef pazarlarını dikkate alarak kredi portföylerinin çeşitlendirilmesini temin etmek için politikalar geliştirir. Bu politikalarla farklı ürün, sektör, coğrafi bölge ile tek bir kişi veya gruba verilebilecek kredilere ilişkin olarak limitler belirlenir. Yoğunlaşma riskinde gerçekleşebilecek artışlar için fiyatlama farklılıkları, daha fazla sermaye tutma gibi alternatif aksiyon planları oluşturulur.

Kredilere ilişkin olarak belirlenen limitler bankaca alınabilecek risklerin bankanın özkaynağına ve toplam kredi portföyüne oranlanması gibi kolay anlaşılır ve basit yöntemleri de içerir.

Kredi ürün türlerine göre ilgili kurumlar tarafından konulabilecek sınırlamalar sonucunda, politikalar ile belirlenen portföyün risk getiri dengesinin bozulması durumunda portföy kalitesi ve kredi politikaları gözden geçirilir.

Kredi kartı işlemleri için faaliyetlerin büyüklüğüne ve kredi stratejisine uygun olarak, talep onayına, kredi riskinin ve ödenmeyen kredi kartı alacaklarının yönetimine ilişkin esas ve usullere bankaların kredi politikalarında yer verilir.

Kredi müşterilerinin niteliği, sektör, ülke, bölge ve kredi türleri gibi ayrımlara göre teminat politikaları oluşturulur. Teminat politikaları oluşturulurken bankanın sermaye yeterliliği projeksiyonları dikkate alınır.

Sınır ötesi kredi ve yatırım faaliyetlerine ilişkin ülke ve transfer risklerinin tanımlanması, ölçülmesi, izlenmesi ve kontrol edilmesine yönelik uygun politika ve prosedürler geliştirilir.

Kredi Prosedürlerinin Oluşturulması

İlke 3- Banka strateji ve politikaları ile uyumlu olarak detaylı kredi prosedürleri oluşturulur.

Kredi prosedürleri yönetim kurulu veya üst düzey yönetim tarafından yazılı olarak oluşturulur.

Kredi süreci; kredinin pazarlanması, tahsisi, kullandırımı, izlenmesi ve tasfiyesi aşamalarından oluşur. Kredi prosedürlerinde kredi süreçleri açık ve ayrıntılı olarak düzenlenir, kredi sürecinde yer alan personelin yetki ve sorumlulukları açıkça belirlenir.

Prosedürlerde teminatlandırmaya ilişkin esaslar açıkça belirlenir. Bu esasların dışında teminatlandırma yapılması halinde bu durum gerekçeleri ile birlikte kredi müşterisine ilişkin dokümanlarda yer alır.

Bankanın dâhil olduğu risk grubuna kullandırılacak krediler için onay süreçleri ve iş akışları ayrıca belirlenir.

Bankalar, kredi riski içeren yeni ürün ve faaliyetlere başlamadan önce bunların mevzuata uygunluğunu dikkate alır. Yeni ürün ve hizmetler uygulamaya konulmadan önce bankanın yazılı olarak belirlenmiş kontrol mekanizmalarının onayından geçer.

Yetki ve Organizasyon Yapısı

İlke 4- Kredi faaliyetlerine ilişkin organizasyon yapısı işlevsel görev ayrımını sağlayacak ve yetki çatışmasına yol açmayacak şekilde oluşturulur.

Yönetim kurulu kredi değerlendirme sürecinde yer alan birimlerin dış etkenlerden uzak, bağımsız karar verebilmesine olanak sağlayan ortamı oluşturur.

Kredi açma yetkisinin yönetim kuruluna ait olması nedeniyle yönetim kurulu üyelerinin kredi müşterisinin kredibilitesinin değerlendirilmesi hususunda yeterli bilgiye sahip olması beklenir.

Kredi açma yetkisinin devri, kredinin türü, büyüklüğü ve teminat yapısı dikkate alınarak yapılır. Yönetim kurulu ve genel müdürlük devrettiği kredi açma yetkilerinin belirlenmiş olan sınırlar dahilinde kullanılıp kullanılmadığını izler, yetki aşımlarını tespit edecek gerekli kontrol uygulamalarını geliştirir, yetki aşımı içeren kredi işlemlerinden kaynaklı riskleri değerlendirir ve uygun önlemlerin alınmasını sağlar.

Devredilen kredi açma yetkileri belirli aralıklarla ilgili kredi portföyünün kalitesinin gelişimi analiz edilerek gözden geçirilir.

Kredi pazarlama ve tahsis faaliyetlerine ilişkin birimlerin aynı genel müdür yardımcısına bağlı olması; kredi izleme ve takip birimlerinin, kredi pazarlama ve tahsis birimleri ile birlikte yapılandırılması gibi çıkar çatışmasına neden olabilecek hususlar organizasyon yapısı oluşturulurken dikkate alınır. Yönetim kurulu bu tip çıkar çatışmalarını engellemeye yönelik gerekli önlemleri alır.

Kredilerin geri ödeme performansı değerlendirilirken tahsis ve izleme süreçlerinde yer alan yönetimleri ile birlikte pazarlama sürecinde yer alan yönetimlerin de sorumluluğunun bulunmasına dikkat edilir.

Kredi süreçlerinde yetkili olarak yer alan personelin işlemleri banka politika ve prosedürlerine uygun standartlarda gerçekleştirebileceği yapıyı kurmak bankanın ilgili üst yönetim birimlerinin sorumluluğundadır.

Banka personelinin sorumluluklarıyla ilgili banka içi hesap verilebilirliği sağlayacak uygulamalar oluşturulur.

İlke 5- Bankalar kredi süreçlerinde yer alan birimlerin ve personelin performanslarını açık ve önceden belirlenmiş kriterler çerçevesinde ölçer.

Performans kriterleri çıkar çatışmasına yol açmayacak şekilde oluşturur.

Kredi faaliyetleri ile ilgili pazarlama süreçlerine katılan personelin performans, prim veya ödül değerlendirmesinde pazarlama faaliyetini yürüttüğü sorunlu kredilerin büyüklüğü de dikkate alınır.

Personelin elde ettiği kredi faaliyetlerinden kaynaklanan jestiyon, prim gibi ilave faydalar, kredinin performansının takip edilebildiği makul bir zamana yayılması sağlanır.

Dokümantasyon ve Bilgi Sistemleri

İlke 6- Kredilere ilişkin bilgi ve belgeler müşteri bazında kolayca erişilebilecek şekilde saklanır.

Kredi dosyalarının etkin olarak kullanılabilmesi için ilgili bilgi ve belgeler müşteri hakkında kanaat oluşturulabilmesini sağlayacak şekilde güncellenir.

Kredi işlemlerine ilişkin kayıtlar müşteri bazında kolayca erişilebilecek şekilde dosyalanır.

Banka içinden veya banka dışından yetkili mercilerce borçlu veya karşı taraf bazında kredi işlemlerine ilişkin bilgi taleplerine kolayca cevap verecek uygulamalar oluşturulur.

Kredi dosyası, müşteriye ilişkin kredi sürecinde gerçekleştirilen işlemlere ilişkin bilgi ve belgeleri içerir.

İlke 7- Kredi yönetiminin sağlıklı olması bilgi sistemlerinin etkinliği ile doğrudan ilişkilidir. Bilgi sistemlerinden elde edilen veriler kredi faaliyetlerini yürüten birimlerin ve üst yönetimin sorumluluklarını sağlıklı bir şekilde yerine getirmelerine katkı sağlar.

Bankalar etkin kredi yönetimini sağlayacak bilgi sistemlerine ve analitik tekniklere sahip olmalıdır. Bankalar faaliyetleri itibarıyla taşıdıkları risklerin yapısına ve miktarına uygun ve güvenilir verilere dayanan ölçüm teknikleri kullanır ve düzenli olarak bunların geçerliliklerini inceler.

Bankaların bilgi sistemleri kredi riskini ürün seviyesinde veya portföy seviyesinde analiz edebilecek yeterliliğe sahip olmaları gerekir.

İlke 8- Kredi izleme faaliyetleri çerçevesinde faaliyetlerin büyüklüğü ve karmaşıklığına uygun bilgi sistemleri tesis edilir.

Bilgi sistemleri müşteri, grup, alt portföyler ve tüm portföy bazında kredilerin izlenmesine ve bunlardan kaynaklanan riskin ölçülmesine imkân tanımalıdır. Bilgi sistemleri, kredi riski yoğunlaşmaları da dahil olmak üzere, izlenmek istenen hususlara ilişkin bilgileri toplulaştırmaya ve analize uygun hale getirmeye elverişli bir yapıda tesis edilir.

Bilgi sistemleri potansiyel/sorunlu krediler için belirlenmiş kriterler çerçevesinde otomatik olarak sınıf değişikliği yapılacak şekilde dizayn edilir. Manuel yapılan ya da manuele düşürülen sınıf değişiklikleri asgari düzeye indirilir ve bu tür işlemlere ilişkin kriterler yazılı olarak belirlenir.

Kredilerin performansının, kalitesinin ve durumunun kredi ve portföy bazında sürekli ve düzenli olarak izlenmesini sağlamak amacıyla oluşturulan sistem, uygulama usulleri ve süreçler kapsamında icra edilen faaliyetler kayıt altına alınır. Bu kayıtlar, izlenen hususu, izlenme sıklıklarını, izleme sonuçlarını ve izleme faaliyeti kapsamında tespit edilen hususlara ilişkin olarak yapılan işlemleri gösterir mahiyette tutulur.

Kredi politikalarında belirlenen ülke, sektör, borçlu/karşı taraf, ürün, risk grubu ve bireysel bazda kredi limitleri ile kredi sınırları bilgi sistemlerine kaydedilir; bu sınır ve limitlere yaklaşılması halinde, bilgi sistemlerinin uyarıcı bilgiler üretmesi sağlanır ve istisnai işlemlere ilişkin olanlar da dahil olmak üzere aşımların zamanında raporlanması sağlanır. Bilgi sistemleri, banka içi ve yasal raporlamaların istenilen kalitede ve hızda yapılabilecek şekilde esnek olarak yapılandırılır. Manuel uygulamalardan olabildiğince kaçınılır.

Bireysel kredilerde sistemsel tahsisi sağlayacak şekilde karar ağaçları oluşturulur. Otomatik onay/red mekanizması dışında kalan kredi taleplerinin değerlendirilmesinde onay kriterleri belirlenir.

Bilgi sistemleri banka içi ve yasal mevzuat gereği belirlenen limitlerin takip edilmesini sağlayacak şekilde oluşturulur.

Bilgi sistemleri, kredi portföyünün teminat yapısına ilişkin üst düzey yönetimin bilgi ihtiyacını karşılayacak şekilde yapılandırılır.

İç Sistemler Kapsamındaki Faaliyetler

İlke 9- Kredi yönetim faaliyetleri iç sistemler kapsamındaki birimler tarafından düzenli olarak incelemeye tabi tutulur.

Kredi süreçlerinin bankanın kredi politikalarına ve prosedürlerine uygun olarak sürdürüldüğünün, kredilerin yönetim kurulunca belirlenen usul ve esaslar dahilinde verildiğinin ve kredilerin vade, miktar ve niteliklerinin üst düzey yönetime doğru olarak rapor edildiğinin belirlenmesine yönelik düzenli olarak denetim ve kontroller yapılır.

İç sistemler kapsamındaki birimler tarafından sürdürülen faaliyetler kredi risk yönetimi süreç, politika ve prosedürlerindeki zayıf yönlerin belirlenmesinde ve söz konusu limit, politika ve prosedürlere aykırı işlemlerin tespit edilmesinde de bir araç olarak kullanılır.

İncelemeler sonucunda tespit edilen hususlar önem derecesi gözetilerek üst yönetim ve denetim komitesiyle düzenli olarak paylaşılır.

İç sistemler kapsamındaki birimlerin faaliyetlerinin sonuçları yönetim tarafından etkin bir şekilde kullanılır ve kredi yönetimine ilişkin tespit edilen zayıflıklar, aykırılıklar ve farklılıkların tekrar etmemesi için gerekli önlemler alınır.

İç sistemler kapsamındaki birimler tarafından sürdürülen faaliyetler; kredi yönetim süreçlerinin değerlendirilmesini, kredi onay sürecinin etkin bir şekilde yürütülmesini, kredi riskinin yasal sınırlar ve banka içi limitler dahilinde tutulmasını sağlayacak ve kredi portföyünün kalitesinin bozulmasını engelleyecek tedbirlerin en kısa zamanda alınmasını mümkün kılacak şekilde yürütülür.

İç sistemler kapsamındaki birimler tarafından asgari olarak;

– Kredi dosyalarındaki bilgilerin yeterliliği ve doğruluğu periyodik olarak kontrol edilir,

– Alınan teminatların banka kayıtları ile mutabakatı yapılır,

– Kredi teminat oranının yeterliliği değerlendirilir,

– Bankanın en büyük riskli ilk 200 kredisine ilişkin periyodik olarak değerlendirmeler yapılır,

– Sorunlu kredileri tespit edecek uygulamaların yeterliliği değerlendirilir,

– İstisnai işlemlerden kaynaklı kredi riski, ayrı bir şekilde ve düzenli olarak değerlendirilir.

İKİNCİ KISIM

2. Kredi Pazarlama Süreçlerinin Yönetimi

2.1. Müşterilerin Bilgilendirilmesi

İlke 10- Kredinin pazarlanması aşamasında kullandırılacak ürünlerin tüm yönleri ele alınarak müşterilerin doğru bilgilendirilmesi sağlanır.

Bankalar, kredi ürünü ile ilgili müşterinin açıkça bilgilendirilmesi ve açık onayının alınması konusunda azami hassasiyet gösterir.

Pazarlama faaliyetleri kapsamında türev işlemler de dâhil olmak üzere tüm kredi ürünleri için müşterilerin üstlendiği riskler ve katlanacağı tüm maliyetler yazılı olarak açıkça belirtilir.

Müşterilerin bu risk ve maliyetler hakkında yeterli bilgi edinmesi sağlanır.

Müşteri Seçimi

İlke 11- Kredi müşterilerinin seçimi; bankanın kredi stratejileri ve politikalarına uygun olarak yapılır.

Kredi müşterilerinin seçiminde yapılacak ön değerlendirmede, asgari olarak müşterinin itibarı, mali durumu, geçmiş borç ödeme performansı, varsa ortaklarının moralitesi ile müşterinin bu özelliklerinin banka politikaları karşısındaki durumu ön planda tutulur.

Bankalar, kredi talep edenin gerçek risk profilinin değerlendirmesine olanak verecek yeterli bilgiyi temin eder.

Müşterini tanı ilkesi kapsamında ilgili mevzuat dikkate alınarak müşteriler hakkında gerekli ön inceleme yapılır.

İlke 12- Kredinin kullandırım amacı, müşteri tarafından sunulacağı gibi, müşterinin ihtiyaçlarına göre banka tarafından da tespit edilebilir.

Kredinin kullanım amacı açık bir şekilde belirlenir.

Bankalar, bireysel kredilerde kredi taleplerinin bireysel nitelikli olup olmadığı tespit edilmeye çalışır. Taşıt ve konut kredisi taleplerinde alım-satım işleminin muvazaalı olup olmadığı kontrol edilir.

Firmalara faaliyet konularına yönelik kredi verilmesinde hassasiyet gösterilir.

Diğer Pazarlama İlkeleri

Kullandırılan kredinin tüm unsurları ve müşterinin kredi değerliliği dikkate alınarak fiyatlama yapılır.

Bankalarca düzenlenen kampanyalar kapsamında kullandırılan kredilerin geri ödeme performansları ayrıca takip edilir.

Kredilerin pazarlamasından sorumlu personele sadece hedefleri değil yetkileri, sorumlulukları ve mesleki riskleri konusunda da düzenli olarak bilgilendirme yapılır.

Müşteri analizlerinin yapılabilmesi için yeterli zaman ve insan kaynağı ayrılır.

Bankaların pazarlama birimleri ülke ve dünya ekonomisindeki gelişmeler hakkında bilgilendirilir.

Pazarlama birimlerindeki personel kredinin faiz/kâr payı ve diğer maliyetlerinin müşteri tarafından ödenebilir seviyede olması ve risk ile getiri arasındaki ilişkinin doğru analiz edilmesi gerektiğini göz önünde bulundurur.

Agresif pazarlama hedeflerinin muhtemel olumsuz etkileri ile kredi portföyünün kalitesi arasındaki dengenin korunmasına yönelik tedbirler alınır.

ÜÇÜNCÜ KISIM

3. Kredi Tahsis Süreçlerinin Yönetimi

Değerlendirme

İlke 13- Bankalar kredilerin etkin yönetimi için önceden belirlenmiş değerlendirme ve onay verme işlevlerini oluşturur. Kredi onayları bankanın yazılı prosedürlerine uygun olmalıdır.

Kredi tahsis süreci; müşteri taleplerinin değerlendirilmesi ve analizi, kredi teklifinin hazırlanması, limit tahsisi/revizesi, vade yenileme, kullanım koşullarında değişiklik yapılması ve kredi onay gözden geçirmelerini içeren bir süreçtir.

Kredi tahsis süreçleri, alanında uzman ve eğitimli kişilerce yönetilir.

Bankalar kredinin büyüklüğüne ve yapısına göre tek imzalı onay, iki imzalı onay veya bir komite onay süreci uygulayabilir. Onay sürecine ilişkin usul ve esaslar komitelerin işleyişlerini de içerecek şekilde yazılı olarak belirlenir. Banka’nın kredi onay sürecinde alınan kararlara ilişkin yeterli şeffaflık tesis edilmiş olmalı ve krediyi onaylamaya yetkili nihai makam tayin edilmiş olmalıdır.

Yönetim kurulu, kredi değerlendirme sürecinin işleyişine hissedarlar, yönetim veya diğer ilgili tarafların müdahale etmesini veya baskı kurmasını engelleyecek yapı ve uygulamaları oluşturur.

İlke 14- Kredi kullanıcısının veya karşı tarafın risk profilinin doğru değerlendirilebilmesi için bankalar yeterli bilgiye sahip olmalıdır. Kredi tahsis sürecinde ihtiyatlılık esastır. Ekonomik büyüme dönemlerinde bu esası zedeleyecek uygulamalardan kaçınılır.

Bankalar kredinin tutarı, sektör, bölge, ürün grubu veya müşteri grubu ya da kredi türü gibi değişkenlere göre kredi taleplerinin analizi ve onaylanması konusunda uzman kredi grupları oluşturur.

Bankalar kredi müşterisinden sağlanan toplam karlılığı göz önünde bulundurmak ile birlikte müşteriye verilen her bir kredi için risk/getiri ilişkisini değerlendirir.

Her kredi teklifi işlemin büyüklüğüne ve karmaşıklığına uygun olarak, yeterli bilgi, deneyim ve uzmanlığa sahip personel tarafından yapılacak dikkatli bir analize tabi tutulur. Kredi analizine temel oluşturacak asgari bilgi düzeyi ve çeşidi belirlenerek kredilerin onaylanması, yenilenmesi, sözleşmenin koşullarında değişiklik yapılması durumlarında ihtiyaç duyulacak belge ve bilgilere prosedürlerde yer verilir.

Bankalar asgari olarak; kredinin kullanım amacı ve geri ödemelerin kaynağı, kredi kullanıcısının risk profili, kredi kullanıcısının geçmiş ödeme alışkanlıkları ve potansiyel geri ödeme gücü, ticari krediler için kredi kullanıcısının iş alanındaki uzmanlığı, sektörü ve sektördeki durumu, çeşitli senaryolar altında teminatların yeterliliği konularında bilgi edinir.

Kredi değerlendirmesinde yerel koşul ve gereklilikler göz önünde bulundurulur.

İlke 15- Kredi ve müşteri değerlendirmesi yapan kişiler doğru verilere ulaşır.

Kredilerin değerlendirilmesi, karşı tarafın finansal durumunun ve geri ödeme kapasitesinin doğru ve güncel bilgilerle yapılan detaylı analizini gerektirir. Kredi değerlendirme sürecinde doğru bilgilere ulaşmak için gerektiğinde müşteri ziyaretleri yapılır, müşterilere ilişkin istihbarat toplanır.

Müşterilerin kredibilitesini ortaya koymak için, başvuruda bulunan firmanın hakim ortağı/ortakları belirlenir; ortaklara ve yöneticilere ilişkin moralite analizi yapılır.

İlke 16- Bankalar kredi sürecinde kredilerin mali tahlil ve istihbarat çalışmalarını gerçekleştirmek amacıyla ölçeği ile uygun şekilde mali tahlil konusunda uzman personel istihdam eder.

Bankalarda kredilere ilişkin analiz raporları mali tahlil konusunda yetkin personel tarafından yerine getirilir.

Özellikle yüksek tutarlı kredilerde bu çalışmalar pazarlama biriminin etkisi dışında mali tahlil konusunda uzman personel tarafından gerçekleştirilir.

Bankaca belirlenen tutarın üzerinde kullandırılan yüksek tutarlı kredilerin analiz raporlarında, firma analizi yanında firmanın faaliyet gösterdiği sektörlere ilişkin değerlendirmelere de yer verilir.

Bireysel krediler gibi çok sayıda müşterinin bulunduğu kredi türlerinde dahi istihbarat yapılmaya çalışılır.

Müşterilerin kredi değerliliklerinin ve tahsis edilen kredi limitlerinin güncellenmesi kapsamında düzenli aralıklarla istihbarat çalışması yapılır. Kapsamlı ve sağlıklı finansal veri elde etmenin zor olduğu durumlarda istihbarat çalışmalarına azami hassasiyet gösterilir.

Müşteri hakkında olumsuz istihbarat elde edilmesi durumunda istihbarat verilerinin zamanında güncellenebilmesini sağlayacak mekanizmalar oluşturulur.

Kredi ilişkisi kurulan firmalara yapılan ziyaretler ile ilgili bilgilendirme notları firma kredi dosyasında yer alır.

Donuk alacak olarak sınıflandırılan kredilerin mali tahlil ve istihbarat raporları geriye dönük olarak incelenerek varsa süreçte yer alan eksiklikler değerlendirilir ve banka mali tahlil ve istihbarat faaliyetlerinin etkinliği gözden geçirilir.

İlke 17- Müşteri limitleri belirlenirken müşteri borçluluğu ve müşterinin geri ödeme performansı/kapasitesi değerlendirilir.

Kredi değerlendirmesinin ana amacı müşterinin, aldığı krediyi ödeme gücünün analiz edilmesidir. Kredi tahsislerinde temel kredilendirme esaslarından biri olan emniyet ilkesi göz önünde bulundurulur.

Bireysel kredilerde borç/gelir, borç servis oranı gibi borç ödeme kapasitesini gösteren genel kabul görmüş oranlardan faydalanılır.

Müşterilerin kredi başvurularında diğer bankalardaki kredi ve limitleri dikkate alınarak limit ve dönemsel ödeme tutarı belirlenir.

Müşteri kredi limiti belirlenirken müşterilerin gelir durumunun sürdürülebilirliği değerlendirilir.

Geri ödeme gücü, kullandırılacak kredilerin anapara ve faiz/kâr payı ödemelerinin olacağı dönemlerde müşterinin görünen ve öngörülebilir nakit akımları esas alınarak ihtiyatlı bir şekilde ölçülür. Kredi geri ödeme planı müşterinin geri ödeme gücüne göre belirlenir.

Kredi değerlendirmesinin bir parçası olarak müşterinin kullanmakta olduğu ürünlerdeki ödeme alışkanlıkları kontrol edilir.

Yeterli geri ödeme gücüne sahip olmayan kişilerin kredilendirilmesinden kaçınılmasını sağlayacak uygulamalar tesis edilir.

Krediye konu olan faaliyetin veya yatırımın nakit akışı birincil geri ödeme kaynağı olarak değerlendirilir. Müşterinin geri ödeme kapasitesi değerlendirilirken teminatlar dikkate alınmaz.

İlke 18- Müşteri riskliliğine ilişkin değerlendirmeler yapılır.

Müşterilerin, banka ve bankanın konsolidasyona tabi ortaklıklarındaki riskleri birlikte dikkate alınır.

Borç gelir dengesi bankaca belirlenen eşik değerleri aşan müşterilerin kredi başvuruları daha ihtiyatlı değerlendirilir.

Firmaların kredi başvurularına ait risk değerlendirmeleri ile firma ortaklarının bireysel kredi başvurularına ait risk değerlendirmeleri beraber yapılır.

Bireysel kredi başvurularında müşterilerin gerçek gelir durumları tespit edilmeye çalışılır ve güvenilir bilgi ve/veya belgelerle teyit edilir.

Bankalar kredi müşterilerinin maruz kaldıkları kur, likidite, emtia gibi pozisyonlardan kaynaklanan riskleri müşteri limitlerini belirlerken göz önünde bulundurur.

Müşterilerin maruz kaldığı kur riski değerlendirilirken;

– Müşterinin nakit akımlarının talep edilen kredinin dayalı olduğu para biriminden farklı bir para birimine dayalı olup olmadığı,

– Yabancı para cinsinden veya yabancı paraya endeksli başka borçlarının bulunup bulunmadığı,

– Müşterinin yabancı para pozisyonu ve bu pozisyonu yönetme kabiliyeti,

– Müşterinin yurt dışında yerleşik kişi olması halinde ülke riskinden kaynaklı olarak krediyi alınan para cinsinden ödeme kabiliyetini yitirme olasılığı,

– Müşterinin yabancı para alım satımı işi ile iştigal etmesi veya türev finansal araçlarla alım satım taahhüdünde bulunan kuruluşlardan olması halinde bunların karşılaşabilecekleri kur riski düzeyi değerlendirilir.

Bu analiz ve değerlendirmeler sonucunda krediye onay verilebilmesi için müşterinin borç servisini yapacak aynı veya endeksli olduğu para cinsinden yeterli nakit akımlarının bulunduğundan emin olunması veya kredilerde stres testleri uygulamak suretiyle müşterinin geri ödeme kapasitesinin yeterliliğinin uygun görülmesi sağlanır.

İlke 19- Yapılan analizlerle kredi gereksiniminin nedenleri ve kredi kullanım amacı hakkında bilgi sahibi olunur.

Müşterinin krediyi kullanacağı alan hakkında bilgi edinilir ve müşterinin beyan ettiği kullanım amacının doğruluğu açısından kredinin gerekliliği değerlendirilir.

Kredi taleplerinde, kullanım amacının spekülatif amaçlı işlemler veya esas faaliyet alanı dışında kalan yüksek riskli işlemlerin dolaylı finansmanı olduğuna kanaat getirilmesi veya tespit edilmesi halinde, kredi değerlendirmelerinde gerçek kullanım amacı esas alınır.

Firmalara kendi faaliyet alanları ile ilgili kredi kullandırılmasına hassasiyet gösterilir.

Kısa vadeli kredilerin firmalarca sermaye gibi kullanılması ile duran varlıkların finansmanında kullanılmasının önlenmesi için gerekli tedbirler alınır.

Firma limitlerinden firma ortaklarına, bu ortaklara limit tahsis edilmeden kredi kullandırımı yapılmasını önleyecek tedbirler alınır.

Kredi kullandırım aşamasında tahsise ilişkin karar koşullarının sağlandığı teyit edilir.

İlke 20- Proje/ihtisas kredileri uzmanlaşmış kişilerden oluşan ayrı ekipler tarafından değerlendirilir.

Banka ölçeğine göre proje/ihtisas kredileri için uzmanlaşmış kişilerden oluşan ayrı bir ekip kurulur. Projelere ilişkin beklenti ve projeksiyonların gerçekçiliği sorgulanır.

Projenin müşteri tarafından finanse edilecek bölüme ilişkin makul bir alt sınır belirlenir ve projenin yatırım dönemi boyunca bu limitin altına düşülmemesi sağlanır. Müşteri tarafından finanse edilen bölümünün müşterinin özkaynakları ile karşılandığı teyit edilir.

İlke 21- Kredi teklifleri yazılı ve detaylı olarak hazırlanır.

Kredi teklifinin hazırlanması sürecinde, kredi büyüklüğü ve türüne göre karar mekanizmasında yer alanların yazılı ve detay görüşlerine yer verilir. Kredi teklif içeriğindeki görüşler kredi karar organınca bir bütün olarak dikkate alınır.

Kredi taleplerine yönelik hazırlanacak kredi tekliflerinin kredi politikalarına uyumunu temin edecek uygulamalar tesis edilir.

Limitlerin Belirlenmesi ve Limitlere Uyum

İlke 22- Kredi yönetiminin en önemli unsurlarından birisi kişi/firma seviyesinde ve grup seviyesinde kredi limitlerinin oluşturulmasıdır. Limitlere uygunluk kontrolleri, kredi değerlendirme sürecinde başlar, mevzuata ve banka içi düzenlemelere uyum kontrol süreci de dahil kredilendirme süreçlerinin tümüne dahil edilir.

Kredi tekliflerinde kredi türü, vade, teminat gibi kullandırım koşullarına detaylı olarak yer verilir. Kredi tekliflerinde belirlenen limitlerin etkin olarak uygulanması ve müşteri taleplerine göre değiştirilmemesi için gerekli tedbirler alınır.

Limitlerin oluşturulmasında stres testlerinin sonuçlarından yararlanılır.

Bankalar ilgili mevzuatta yer alan ve banka içi belirlenen limit ve sınırlara uygunluk sağlanmasını teminen bilgi sistem altyapısı da dâhil olmak üzere gerekli önlemleri alır ve uygunluğun limitleri belirlemeye yetkili yönetim kademelerince izlenmesini sağlayacak süreç ve uygulamaları oluşturur.

Banka içi limitlerin üzerinde yapılan kredi onaylarının nedenleri onay yetkilisi tarafından açıklanır ve ilgili kredi dosyasında saklanır. Limit üstü onayların sıklaşması durumunda oluşturulan limit sisteminin etkinliği gözden geçirilir.

Yeniden Yapılandırma

İlke 23- Kredinin temdit edilmesi sürecinde müşterinin güncel durumu ve kredibilitesi esas alınır.

Bankalar kredi geri ödemelerinde, borçlunun geçici likidite sıkıntısına girmesinden dolayı aksama yaşanıyor ise borçluya likidite gücü kazandırmak ve kredinin tahsilini sağlamak amacıyla bu kredileri yeniden yapılandırılabilir ya da bunlar için yeni bir ödeme planı oluşturulabilir.

Faaliyetleri tamamen durmuş veya tamamen durması kuvvetle muhtemel firmaların kredileri yeniden yapılandırılmamalıdır.

Yeniden yapılandırma gerçekleştirilirken kredi değerlendirme ve tahsis süreçleri tekrar işletilir. Borçlunun geçici likidite sıkıntısına düşmesi durumu mali tablolar ve ilgili belgeler ile ortaya konulur ve yeniden yapılandırmaya ilişkin tüm bilgi ve belgeler borçlunun kredi dosyasında ayrıntılı olarak yer alır.

Kredilerin yeniden yapılandırılmasında nakit veya nakit benzeri dışındaki tahsilatlardan kaçınılır.

Derecelendirme

İlke 24- Bankalar kredi riskini yönetmek için içsel derecelendirme sistemi kurar. Derecelendirme sistemi banka ölçeği ile uyumlu olarak kurulur.

Tasarlanan derecelendirme sistemlerinin kredi süreçlerinde aktif olarak kullanılması sağlanır.

Kredinin verilmesi sürecinde kredi alan için belirlenmiş dereceler daha sonra düzenli olarak gözden geçirilir.

Banka yönetim kurulu ve üst düzey yönetimine kullanılan derecelendirme sisteminin sonuçlarını temel alan ve kredi portföyünün yapısı hakkında bilgi veren düzenli raporlar sunulması önem taşımaktadır.

Belirli aralıklarla derecelendirme sistemlerinin tutarlılığı ve işlerliğine ilişkin çalışmalar yapılmak suretiyle sistemlerin banka kredi portföyü ile uyumlu olduğu ve kredibiliteyi makul çerçevede ölçtüğü teyit edilir.

Derecelendirme sistemi kredi riski içeren ürünler için uygun görüldüğünde ölçek ekonomisi ilkeleri dikkate alınarak kurulmalıdır. Ancak ihtiyari olarak kar/maliyet karşılaştırması yapmaksızın bankalar derecelendirme sistemi kurabilirler.

Derecelendirme sistemleri piyasa şartları da dikkate alınarak istihbarat verileri ve bilgileriyle desteklenir.

Karmaşık faaliyet yapısına sahip bankaların, ihtiyaç duyulan sermayenin hesaplanmasında gelişmiş hesaplama yöntemlerini kullanmaları beklenir.

Derecelendirme modellerinde; modele onay verecek yetkililer belirlenir, asgari skor düzeyi tespit edilir, model için doğruluk ve geçerlilik testi yapılır. Model kullanıcıları ile model onaylayıcılarında model farkındalığı sağlanır.

Bankalarca kullanılan içsel derecelendirme modelleri için düzenli aralıklarla validasyon çalışmaları yapılır. tez yazdırma  Kredi tahsis edilen bireysel müşterilerin kredi geri ödemeleri davranış modelleri ile takip edilir. Risk profillerindeki değişikliklerin önceden görülebilmesi için derecelendirme sistemi kredi risk profilindeki potansiyel ve gerçekleşen kötüleşmeleri ölçer.

Kurumsal kredilerde derecelendirme işlemi asgari yılda bir kez yapılarak firma derecelerinin güncel kalması sağlanır. Limit artırımlarında firmaların derecesi ve kredibilitesi yeniden değerlendirilir.

Tahsis süreçlerinde derecelendirme sisteminin aktif ve etkili olarak kullanılması için gereken sistemsel altyapı oluşturulur.

Perakende kredilerde kullanılan derecelendirme modeli karar verme fonksiyonunun önemli bir parçası olarak dikkate alınır. Manuel onay kriterleri açıkça ve ihtiyatlı bir şekilde belirlenir. Manuel onaylanarak tahsis edilen kredilerin oranının mümkün olan en düşük seviyede olması sağlanır.

Teminat ve Garantilerin Yönetimi

İlke 25- Bankalar maruz kaldıkları riskleri azaltmak amacıyla teminat ve garantilerden yararlanabilirler, ancak işlemler öncelikle borçlunun geri ödeme kapasitesi değerlendirilerek yapılır. Alınan teminatlar, müşterinin etkin biçimde değerlendirilmesinde zafiyete neden olmamalıdır.

Bankalar teminat yönetimine ilişkin politika ve prosedürleri yazılı olarak belirler. Teminat alınan kredi işlemlerinde, teminat gereksiniminin nedenleri de dikkate alınarak teminatta oluşabilecek değer kayıpları veya kredi değerliliğindeki azalışların ilave teminat ihtiyacı doğurup doğurmayacağı değerlendirilir. İlave teminat gereksinimi değerlendirme usul ve esasları kredi ve teminat türleri bazında yazılı şekilde oluşturur; bu gereksimin izlenmesinde bilgi sistemlerinden faydalanılır.

Teminatlandırma sırasında teminatın hukuki geçerliliği ve şekil şartları incelenir. Ayrıca teminata konu varlığın,

– piyasa değerinin kolayca belirlenebilirliği veya makul bir yöntemle ölçülebilirliği ve ispatlanabilirliği,

– pazarlanabilirliği ve elden çıkarılabilecek ikinci el bir piyasaya sahip bulunup bulunmadığı,

– paraya çevrilmesini engelleyen veya kısıtlayan bir hakkın bulunup bulunmadığı,

– yönetimine uygun sistemlerin mevcudiyeti dikkate alınır.

Teminatların risk azaltım işlevi bakımından etkinliği, ilgili mevzuatta yer alan asgari şartları taşıması ile sağlanır. Ayrıca, teminatın hukuki geçerliliği ve teminata ilişkin sözleşmelerin yasal olarak tam bağlayıcılığı sağlanır. Bunun için, teminata ilişkin düzenlemelerin ilgili tarafların yerleşik olduğu ülkelerdeki bağlayıcılığı da hukuki açıdan incelenir.

Tahsis koşulları dışında yapılan teminatlandırmalar gerekçeleri ile birlikte kredi dosyalarında yer alır.

Teminatlar türleri itibarıyla yeterli bilgi ve uzmanlığa sahip kişiler tarafından düzenli olarak değerlemeye tabi tutulur, bilgilerin güncelliğinin ve piyasa koşullarına uygunluğunun korunmasına yönelik tedbirler alınır.

Teminatlandırmada nakde dönüştürülebilirliği kolay olan teminatlar tercih edilir. Ayrıca kredi ile teminatın para birimi cinsinden uyumu ile varlığın fiyat volatilitesi gözetilir.

Kredilere ilişkin teminatların kredi süreçlerinde yer alan birimler tarafından sistem üzerinden izlenebilmesi sağlanır.

Bir varlığın finansmanı amacıyla bu varlığın teminatı altında kullandırılan krediler başta olmak üzere, teminat alınması gerekli görülen kredilerde yasal sınırları aşmamak kaydıyla kredi teminat oranları belirlenir. Kredi teminat oranı, kredinin teminatın değerine oranlanması suretiyle ölçülür. Bu düzeyin belirlenmesinde, teminatın paraya çevrilmesi nedeniyle oluşabilecek zararlar ve teminat olarak alınan varlığa ilişkin riskler de dikkate alınır.

Teminat olarak alınan çek ve senetlerin ticari bir iş ile ilgili olup olmadığı kontrol edilir.

Ödeme güçleri birbiriyle ilişkili keşideci ve borçlu üzerindeki yoğunlaşmaya dikkat edilir.

Kefalet karşılığı kullandırılan kredilerde kredi borçlusu ve kefillerinin birbirlerine farklı kredilerde çapraz kefalette bulunması veya karşılıklı olarak hatır senedi verilmesi suretiyle çapraz kefalet oluşturulması gibi durumları engellenmesine yönelik tedbirler alınır.

Kullandırılan krediler için teminat – kredi eşleştirmeleri yapılır. Söz konusu eşleştirmelere ilişkin gerekli algoritmalar ilgili mevzuata uygun olarak kurulur ve kontrol süreçleri tesis edilir.

Teminatlarda risk yoğunlaşmasından kaçınmak amacıyla limitler konulmak suretiyle teminatlar sınırlanır ve izlenir. Risk yoğunlaşması, asgari olarak teminat olarak alınan varlık, varlığın ilgili olduğu piyasa, teminat olarak alınan varlığın ihraççısı ve garantörler düzeyinde izlenir ve sınırlandırılır.

Teminatlar, kredi yönetiminde yararlanmak üzere ilgili yönetim kademelerine bankaca belirlenen usul ve esaslar dahilinde dönemsel olarak raporlanır.

DÖRDÜNCÜ KISIM

4. Kredi İzleme Süreçlerinin Yönetimi

4.1. İzleme Sürecinin Kurulması

İlke 26- Bankalar kredi portföyünden kaynaklanan risklerin yönetimi kapsamında etkin bir kredi izleme süreci kurar.

Bankalar, portföyleri içinde bulunan kredilerin ve borçluların durumunun sürekli olarak izlenmesine yönelik ayrıntılı prosedürler geliştirir ve uygular. Söz konusu prosedürlerde, kredi ve alacakların daha sıkı izlemeye alınmasına, farklı bir grupta sınıflandırmasına, karşılık ayrılması ve/veya ilave düzeltici önlemlerin alınmasını gerektiren potansiyel sorunlu kredilerin belirlenmesine ve raporlanmasına ilişkin kriterler tanımlanır.

Bankalarda kredilerin izlenmesi için ayrıca uzman personel tahsis edilir. Bu izleme faaliyetleri kredilere ilişkin teminatların ve garantilerin durumunu da içerir. Söz konusu görevlendirme yapılırken potansiyel çıkar çatışmalarına mahal vermeyecek bir yapı oluşturulur.

Etkin bir kredi izleme süreci;

– kredi borçlusunun mevcut finansal durumu hakkında bilgi sahibi olunması,

– Kredinin sözleşme koşullarına uygunluğu,

– Onaylanmış kredi limitlerinin banka politika ve prosedürlerine uygunluğu ile müşterilerce kullanım durumunun takibi,

– Kredi alanın mevcut finansal durumuna ilişkin olarak teminatların yeterliliği,

– Sorunlu kredilerin zamanında tespit edilmesi ve sınıflandırılması hususlarına imkan tanır.

İçsel derecelendirme izleme ve kontrol sistemlerinin önemli bir aracıdır. Derecesi kötüleşen kredi müşterileri için daha sık müşteri ziyareti, üst düzey yönetim tarafından daha sıklıkla gözlem gibi ilave izleme yöntemleri geliştirilir.

Yönetim kurulunun perakende krediler gibi çok sayıda müşterinin bulunduğu portföylere ilişkin olarak da, bankanın aldığı risk ve portföy kalitesi hakkında yeterli bilgiye sahip olması beklenir.

Kredi izleme süreci kapsamında müşteriden kaynaklanan veya faaliyet gösterdiği ve etkileşim içinde olduğu sektörlerde ortaya çıkabilecek ya da ekonomik konjonktürde meydana gelebilecek olumsuz gelişmelerin kredi geri ödemelerine etkilerini ortaya çıkaran erken uyarı sistemleri oluşturulur Erken uyarı sistemlerinden alınan sonuçlar portföy kalitesinin izlenmesinde kullanılır.

İzleme sıklığı kredinin/portföyün büyüklüğü, ödeme planı, vadesi, içerdiği risk düzeyi ve diğer hususlar göz önüne alınarak belirlenir. Ancak belirlenmiş olan izleme sıklığı, zayıflıkların görülmesi veya mevzuatla ya da banka içi düzenlemelerle belirlenmiş sınırlara yaklaşıldığı durumlarda artırılır.

İzleme faaliyetlerinde müşterilere ait risk parametrelerine ilişkin bilgi ve analizlerin toplu halde paylaşıldığı platformlardan azami ölçüde faydalanılır.

Kredilerin veya müşterilerin yoğunlaştığı sektörler ve bölgelerle ilgili gelişmeler yakından takip edilir.

Yüksek kredi riski bulunan firmaların faaliyetlerinin yanı sıra yüksek riskli proje kredileri düzenli aralıklarla yerinde izlenir.

Temerrüde düşüleceğine veya sözleşmeye aykırılığın oluşacağına dair erken uyarıların tespit edilmesi halinde müşterinin geri ödeme kapasitesi ve kredi değerliliği yeniden incelenir.

Bireysel krediler de dahil olmak üzere müşteri bazlı gecikme takibi yapılarak ilgili birimlere günlük olarak raporlama yapılır.

Bankalar gecikmiş olan kredi ödemelerini tespit edecek ve zamanında ilgili yönetim kademesine raporlayacak sistemler geliştirirler. Bu raporlamayı yapma görevi, kredi onay birimlerinde yer alanlara verilmez.

Faiz/kâr payı ya da anapara ödemesinde bir aksama olması durumunda hangi yetki seviyesinde ne tür aksiyonların alınacağı belirlenmelidir.

Bilgi sistemlerinde yer alan izleme kontrolleri;

– Risk merkezi kayıtlarında yer alan olumsuz göstergeler,

– Risk merkezi verilerinde meydana gelen beklenmeyen değişiklikler,

– Müşteriye ilişkin ihtiyari tedbir, ihtiyati haciz, iflas ertelemesi gibi hukuki kısıtlamalar,

– Protestolu senetler ve karşılıksız çekler gibi hususları kapsayacak ve buna benzer hallerin varlığında erken uyarı sinyalleri verecek şekilde dizayn edilir.

Bankaların bilgi sistemleri, kredi koşullarının izlenmesini, ve müşterilerden alınan teminatlarının kullandırım koşulları ile uygunluğunu sağlayacak şekilde oluşturulur.

Stres Testleri ve Senaryo Analizleri

İlke 27- Kredi portföyünden kaynaklanan risklerin ölçümü ve izlenmesinde geliştirilen modellerin yanı sıra stres testleri ve senaryo analizlerinden faydalanılır.

Bankanın kredi riski nedeniyle mevcut durumda ve ilerideki dönemlerde ihtiyaç duyabileceği sermayeye ilişkin analizler yapılır. Olumsuz ekonomik koşullarda ihtiyaç duyulabilecek sermaye düzeyi de bu analizler kapsamında dikkate alınır.

Maruz kalınan kredi riski düzeyinin ölçülmesinde stres testlerinden faydalanılır. Stres testi, bankanın kredi portföyünün gerçekleşme olasılığı düşük olumsuz gelişmeler karşısında uğrayacağı kayıp düzeyini ölçer.

Stres testlerinde kullanılan senaryolarda, yoğunlaşılan sektörlerde olumsuz gelişmelerin yaşanması, ekonominin daralması, likidite sıkışıklığı yaşanması, piyasalarda istenmeyen gelişmelerin yaşanması ya da faiz oranlarındaki eğilimin istenmeyen yönde hareket etmesi gibi hususlar dikkate alınır. tez hazırlama ofisi

Yabancı para cinsinden veya yabancı paraya endeksli kredi kullandıran bankalar, bunların toplam portföylerindeki büyüklüğünü de dikkate alarak ve gerekli özeni göstererek, müşterilerin borçlarını geri ödeme kapasitelerinin zayıflamasından kaynaklı oluşabilecek kayıpları ölçmek için senaryolarına kur değişimlerini de dahil ederler.

Stres testi ve senaryo analizi sonuçları üst düzey yönetim tarafından incelenir ve karşılaşılabilecek zararlara karşı alınabilecek önlemler değerlendirilir. Bu önlemler politika veya limitlerde değişikliğe gidilmesi, riskten korunma araçları alınması, riskleri azaltacak yöntemlere başvurulması şeklinde olabilir.

Kredi riski azaltım tekniklerinin geliştirilmesinde, stres testlerinden faydalanılır.

Stres testleri veya senaryo analizlerinin sonuçları aynı zamanda banka politikalarının ve limitlerinin belirlenmesi ve güncelleştirilmesinde de kullanılır.

Karmaşık faaliyet yapısına sahip bankalar, maruz kalınan riskler nedeniyle ihtiyaç duyulan sermayenin hesaplanmasında stres testlerinin içsel model yaklaşımının bir unsuru olduğunu göz önünde bulundurur.

Stres testi analizleri konsolide bazda da yapılır. Stres testi analizleri dikkate alınarak, üst düzey yönetimin olağanüstü durumlarda nasıl hareket edeceğini belirleyen beklenmedik durum planları yapılır.

BEŞİNCİ KISIM

5. Kredi Takip Süreçlerinin Yönetimi

İlke 28- Bankaların donuk alacakların yönetimine yönelik yazılı politikaları bulunur.

Kredi takip ve tasfiye süreçleri tahsilat etkinliğini sağlayacak şekilde oluşturulur.

Bankalar donuk alacakların yönetimine ilişkin yazılı politika ve prosedürler oluşturur. Donuk alacakların yönetimine yönelik kredi tahsis ve pazarlama birimlerinden ayrı bir birim oluşturulur.

Donuk alacaklar “Bankalarca Kredilerin ve Diğer Alacakların Niteliklerinin Belirlenmesi ve Bunlar İçin Ayrılacak Karşılıklara İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik’te” belirlenmiş olan esaslara uygun olarak sınıflandırılır. Her bir kredi sınıfında izlenecek kredilere ilişkin ilave ihtiyatlı kriterler oluşturulabilir. Bir müşteriye ait bütün kredilerin aynı sınıfta izlenmesini sağlayan sistemsel geliştirmeler yapılır.

Gecikmeye düşen krediler için gecikme gün sayısına göre otomatik sınıflandırmayı sağlayacak sistem kurulur. Otomatik yaşlandırma kredi temelinde değil müşteri temelinde oluşturulur.

Henüz kanuni takibe alınmamış ancak idari takip aşamasında yer alan kredilerin yönetimi veya tasfiyesi için uygulanılacak usul ve esaslar açıkça belirlenir.

Kanuni takipteki dosyaların izlenmesini teminen bilgi sistemlerinde gerekli geliştirmeler yapılır.

Donuk alacakların devredilmesi durumunda devre konu edilebilecek alacaklara ilişkin kriterler yazılı olarak belirlenir. Bankanın kredi yönetiminin yeterliliği ve etkinliğinin değerlendirilmesinde, devredilen donuk alacaklar da göz önünde bulundurulur.

Yararlanılan Kaynaklar

– YILMAZ, S. (2010) “Ticari Bankalarda Kredi Portföyü ve Kredi Riski Yönetimi–Bankacılık Sektöründe Bir Uygulama.” Yüksek Lisans Tezi, Kadir Has Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü.

– Türkiye Bankalar Birliği (2011). Bankalarımız 2010, Yayın No: 276, İstanbul: Paragraf Basım Sanayi A.Ş.

– Pellumbi, S. (2006). Banka Kredi Hukukunda Teminatlar, Yayınlanmamış Yüksek Lisans Tezi, Marmara Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü.

– Destereci, P. (2009). Türkiye’de Bankacılık Sistemi Açısından Krediler ve Kredi Değerlendirmede Kullanılan Mali Analiz Yöntemleri, Yayınlanmamış Yüksek Lisans Tezi, Namık Kemal Üniversitesi, Fen Bilimleri Enstitüsü.

– Belkıs S. (1990). Kredilendirme Süreci ve Kredi Yönetimi, Muhasebe Enstitüsü Yayınları, İstanbul.

– ARAS, G. (1996) Ticari Bankalarda Kredi Portföyünün Yönetimi, Sermaye Piyasası Kurulu, Ankara.

tez hazırlama evi

 

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s